Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 7. ve SoN KisiM

28 Eylül 2007 Cuma



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 6. KisiM



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 5. KisiM



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 4. KisiM



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 3. KisiM



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 2. KisiM



Bıçak Sırtı || 3. BoLuM 1. KisiM



Bıçak Sırtı 2. Bölüm 7. Kısım

19 Eylül 2007 Çarşamba

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 6. Kısım

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 5. Kısım

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 4. Kısım

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 3. Kısım

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 2. Kısım

Bıçak Sırtı 2. Bölüm 1. Kısım

Bıçak Sırtı Oyuncuları ile Harika Bir Röportaj

17 Eylül 2007 Pazartesi

Aile baskıları, sınıf çatışmaları ve bastırılmayan aşkları bünyesinde barındıran bu müthiş dizi Bıçak Sırtı, 10 eylül pazartesi günü saat 22:00'de Kanal D'de ekrana gelecek.



Nejat İşler , Mehmet Gunsur , Fikret Kusgan, Vildan Atasever, Erkan Can ve Melisa Sözen gibi önemli oyuncuları kadrosunda buluşturan "Bıçak Sırtı" dizisi, ilk bölümüyle 10 Eylül pazartesi günü Kanal D ekranında...


Hem kadro hem de hikaye sağlam



Kanal D'nin yeni dizisi "Bıçak Sırtı", soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışacak, babalığın ne demek olduğu sorusuna, iki farklı karakter üzerinden cevap bulmaya çalışacak. Başrol oyuncularından Fikret Kuşkan, "Kadro sağlam ama hikayemiz de çok iyi. Öyle oyuncuların arkasına sığınılmış bir durum yok yani"

derken, Mehmet Günsür ise dizide yansıtılan asilzadelik olayına pek sıcak bakmadığının altını çiziyor.

Seyirciye baştan söz veriyoruz

Dizide bir iftira yüzünden 10 yıl cezaevinde kalan Ali'yi canlandıran Nejat İşler de ekip arkadaşları gibi iddialı konuşuyor. Genç oyuncu, "Biz, seyirciye söz veriyoruz; tadında bırakacağız. Projemizin sonu belli. 'Millet sevdi, devam edelim' denilmeyecek" diyor. Erkan Can ise şunları ekliyor: "Genel olarak hikaye çok hoşuma gitti. Çünkü dramatik yapısı güzel. Diyaloglar yerli yerinde... İyi bir iş çıkacağına inanıyorum."

Zerda, Bir İstanbul Masalı, Aliye, Hırsız-Polis, Binbir Gece gibi unutulmaz dizilerin yapımcısı TMC, yine dev bir projeye imza atıyor: "Bıçak Sırtı"... Fikret Kuşkan, Nejat İşler, Mehmet Günsür, Erkan Can, Melisa Sözen ve Vildan Atasever gibi önemli oyuncuları kadrosunda buluşturan "Bıçak Sırtı", soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışacak, babalığın ne demek olduğu sorusuna, iki farklı karakter üzerinden cevap bulmaya çalışacak. Aile baskıları, sınıf çatışmaları ve bastırılmayan aşkları bünyesinde barındıran bu müthiş dizi, pazartesi günü Kanal D’de ekrana gelecek.

FİKRET KUŞKAN (ORHAN) BU DİZİYİ ÖNEMLİ KILAN SONUNUN BELLİ OLMASI



Sizin için bu projeyi önemli kılan nedir?-

Başının, sonunun, her şeyinin aylar öncesinden belli olması. Bu dizi 45 bölüm ve bir yıl yayınlanacak. Uzun vadeye yayılacak bir dizi değil. Bunu biz tercih ettik. Biliyorsunuz eskiden 26 veya 45 bölümlük, yani sezonluk, tadı damakta kalan çok hoş işler yapılırdı. "İkinci Bahar", "Yeditepe İstanbul" gibi... Bu dizi de onların tadında olacak.



Kadro da çok iyi. Peki hikaye?-

Hikayemiz de çok iyi. Öyle oyuncuların arkasına sığınılmış bir durum yok yani. En iyi senarist gruplarından ve en iyi ekiplerden biriyle çalışıyoruz. Kendi işim olduğu için böyle konuşmuyorum. Ben nerede ne hata varsa söylerim. Burada da eğer bir yanlış görseydim, bu projeye girmezdim. Çünkü para kazanmak gibi bir derdim yok.

Dizide "Orhan" karakterini canlandırıyorsunuz. Karakterinizi anlatır mısınız?- Orhan, tam bir bıçak sırtı karakter. Kökenlerine ve aile geleneklerine bağlı, sanat tasarımı okumuş, iyi yetişmiş, zeki, disiplinli, sokağın ne olduğunu bilmeyen ve fazlaca hırslı. "Sen alelade bir çocuk değilsin" diye büyütülmüş, buna karşı çıkmayı aklından bile geçirmemiş. Babasının kurduğu mücevher işini sürdürüyor. Kendisi gibi Osmanlı soyundan gelen Nisan’la evliliği de tıpkı işi gibi düz bir çizgide ilerliyor. Tek bir hatası var, söylemiş olduğu yalan. O yalan başka yalanları doğuruyor ve işler içinden çıkılmaz bir hál alıyor.


Yani Orhan gerçek bir aristokrat...-

Evet, Türkiye’de olmayan bir aristokrat ama... Biliyorsunuz ki Türkiye’de aristokrat yok. Büyük burjuva, küçük burjuva, halk, fakir ve zengin var. Aslında ben bu ülkede büyük burjuva, küçük burjuva olduğuna da inanmıyorum. Küçük burjuva, Orhan Veli ve Cahit Sıtkı’ydı. Bu ülkede sadece aileden gelen o soyluluğu devam ettirenler var. Bu anlamda dizideki Orhan entersan bir karakter.


MELİSA SÖZEN (NİSAN) FİKRET KUŞKAN SINIRLARI OLMAYAN BİR ADAM


Dizide, Fikret Kuşkan’ın oynadığı "Orhan" karakterinin eşini canlandırıyorsunuz. Nisan, nasıl bir kadın?

- Nisan, aşk evliliği yapmayan bir kadın... Osmanlı soyundan gelmenin ağırlığını her zaman üzerinde hissetmiş, bunu taşımayı kabul etmiş, zamanından önce olgunlaşmış, zeki, duyarlı ve güçlü bir kadın. Ama bu gücü, ağırbaşlı ve asil görüntüsünün altında gizlemiş. Gerçek bir anne sevgisiyle büyüttüğü oğlu Murat’ı kaybetme korkusu, ona gücünü keşfettirecek. İstese de kaçamadığı tutkulu bir aşkla birlikte büyük bir ikileme düşecek.



Fikret Kuşkan’la kamera karşısına geçmek, onun eşini canlandırmak sizin için heyecan verici bir deneyim olsa gerek...- Çok... Çünkü çok acayip bir oyuncu Fikret... Onunla çok güzel, coşkulu vakit geçiriyoruz. O, sınırsız bir adam. Onun bu tutkusuna, çocuksu hallerine ve aynı zamanda her şeye hakim oluşuna hayranım. İlk zamanlar hızına yetişemiyordum. Aptal oluyordum. Şimdi her şey şahane. Çalışırken benim düşmemin imkanı olmuyor. Onun enerjisi beni ayakta tutuyor.

Bu sette hissettikleriniz neler?-


Oyunculuk anlamında, teknik anlamda çok şey öğreniyorum ama bu ekibin enerjisi beni bana yaklaştırıyor. Bu enerjinin seyirciye de geçeceğine, dizimizin çok başarılı olacağına inanıyorum.

Siz Osmanlı soyundan gelen "Reşat" ailesinin en küçük oğlusunuz ve Fikret Kuşkan’ın kardeşini canlandırıyorsunuz, değil mi?-

Evet. Dizideki adım da Mehmet. Mehmet, Osmanlı soyundan geldiği halde ailenin dışında durmayı tercih eden, kurallardan, resmiyetten sıkılmış, asalet kavramına önem vermeyen, bu yüzden de sık sık ağabeyi Orhan ve babası Selim Reşat’la çatışan bir adam. Yurtdışında üniversiteyi bitirip memlekete dönüyor. Küçük veliaht... Fakat Mehmet, bu ’mavi kan’ denilen asilzadelik olayına pek sıcak bakmıyor. Ailenin tavrını çok abartılı buluyor, çağın değiştiğine inanıyor. Ailenin bu hissiyatına, karşı düşüncelere sahip biri olarak baş kaldıran bir çocuk. İlginç karakterler barındıran bir dizi. Beğenileceğine inanıyorum.
"Beyaz Gelincik" dizisinde de böyle asi bir karakteri canlandırıyordunuz. Farklı karakterler gibi görünse de sanki biraz tekrar gibi duruyor. Siz ne dersiniz?- Hayır, çünkü "Beyaz Gelincik"teki karakter ile buradaki farklı. "Beyaz Gelincik"te Adanalı bir ailenin oğluydum. "Bıçak Sırtı"nda canlandırdığım Mehmet, sanat tarihi bilgisi olan, Osmanlı tarihi bilen, çok daha kültürlü bir karakter. Asilik falan değil onunki... Kimsenin onu kısıtlamasına izin vermeden sadece kendi istediği şeyi yapmak istiyor

Tıpkı Mehmet Günsür gibi...-

Evet. Aslında herkes kendi istediği şeyi yapmak ister. Ben her zaman ne istediğimi bildim. Bilmediğim zamanlarda da her şeyi zamana bıraktım. Her şeyden önemlisi beni her şekilde destekleyen bir ailem vardı. Bu yüzden çok şanslıyım.

"Beyaz Gelincik"ten erken ayrılıp İtalya’ya gittiniz. Çünkü orada eşiniz, oğlunuz, bir aileniz var. Şimdi ne yapacaksınız?-

Nejat (İşler), Fikret (Kuşkan) ve ben, aynı hikayede buluşmayı hep konuşurduk. Bu plan şimdi gerçekleşiyor. Burada olmamın en önemli nedeni de bu buluşmanın bu zamana denk gelmesi. Yoksa İtalya’daki hayatıma devam ediyordum. Dokuz yıldır oradayım. Evimiz orada. Ama bu dizi nedeniyle eşim ve oğlumla altı aylığına İstanbul’a taşınıyorum.
VİLDAN ATASEVER (GÜNEŞ) SEYİRCİ OLSAYDIM BU DİZİYİ İLGİYLE İZLERDİM

Genç bir oyuncu olarak, böyle bir kadroda yer almak çok heyecanlı bir durum olsa gerek...-

Kesinlikle... Ben de projeyi en başından itibaren bilenlerdenim. Benim için yapımcının güvenilir olması çok önemli. TMC bugüne kadar yaptığı bütün işlerde çok başarılı olmuş bir yapım şirketi. O yüzden benim için Erol Avcı’nın ismi çok önemliydi. Oyuncu kadrosu ise müthiş. Hepsi çok profesyonel. İyilerin buluştuğu bir dizi, daha ne olsun?

Dizide ağabeyi Ali’yi hapisten kurtarmaya çalışan avukat Güneş’i canlandırıyorsunuz. Güneş de sizin gibi tuttuğunu koparan, azimli bir kız galiba...-

Evet. Düzgün ve güçlü bir genç kız. Güneş sadece bir avukat değil, ağabeyini çok seven, kendisini ağabeyine adamış bir kız. Ağabeyi hapishaneye düştüğünde bütün aile ona yüz çevirirken, bir tek o inanmış masum olduğuna. Ve okuldan mezun olunca ilk yaptığı iş, bunu kanıtlayıp onu hapisten çıkarmak oluyor. Büyük zorlukları, doğruya ve dürüstlüğe olan inancıyla aşmayı beceriyor. Kolay bir hayat sürenleri küçümsüyor. Ama hiç beklemdiği bir aşkın ortasına düşüverince hayata başka bir pencereden bakmaya başlayacak.
Bu soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışan bir dizi. Sizin bu kavramlara bakışınız nedir?-

Bunlar benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Önemli olan insanlıktır. Sonuçta hepimiz insanız. Dizide iki sınıf var, asiller ve halk... Ama bu iki tarafından da ortak noktaları var, bir çocuk... Hikaye de o çocukla başlıyor. Eğer ben bu projenin içinde olmasaydım, bu diziyi ilgiyle izlerdim.

ERKAN CAN (NUMAN) DİZİNİN ÇOK HOŞ BİR DRAMATİK YAPISI VAR

Bu dizide bir soylu kesim, bir de mahalle kesimi var. Siz mahalledensiniz, değil mi?-

Evet... Ben bu dizide Numan karakterini canlandırıyorum. Bir kamyon şoförüyüm. Nejat İşler’in canlandırdığı Ali karakterinin arkadaşıyım. Numan, çoluğunu çocuğunu depremde kaybetmiş. Yani hayatın ertelenemez olduğunu, acı bir tokatla kavramış. Bu yüzden Ali geçmişe kilitlendiğinde, onu sarsıp kendine getirmeyi çok iyi beceriyor. Numan, tecrübelerinden Ali’ye çok şey aktaracak. Kısacası Numan, mahallenin ağabeyi... Görünümü kabadayı gibi duruyor ama çok iyi bir adam.

Numan’ı çok sevmişsiniz...-

Genel olarak hikaye çok hoşuma gitti. Çünkü dramatik yapısı güzel. Diyaloglar yerli yerinde... Bunlar çok önemli. Biz de elimizden gelen en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Ve iyi bir iş çıkacağına inanıyorum. Öyle olmasaydı burada olmazdık zaten.

Nasıl bir hazırlık dönemi geçirdiniz. Mesela kamyon şoförlerinin hayatlarını ne kadar biliyorsunuz?-

Çok iyi biliyorum. Çünkü bizim köyde her kapıda iki kamyon vardır. İznik Gölü kyısındaki Bayırköy’denim. Orada büyüdüm. Sebzeyi kamyona yükler, hale yetiştirirdik. Dolayısıyla o hikayeleri çok iyi bilirim. 15 yaşından beri de kamyon kullanırım.

Cesaretli yapımcıya ihtiyacımız var

Bir tarafta Fikret Kuşkan, Melisa Sözen ve Mehmet Günsür’ün canlandırdığı, köşkte yaşayan soylu bir aile, diğer tarafta ise Cankurtaran’da yaşayan Ali var... Ve Ali’nin hayatı, günün birinde bu aile ile kesişiyor. Her iki tarafın ortak noktası ise çocuk. Bize biraz canlandıracağınız Ali karakterini anlatır mısınız?- Ali, Cankurtaran’da, kendi halinde, çok sıradan yaşayan bir marangoz. Evli... Bir iftira sonucu hapse giriyor, 10 yıl hapis yatıyor. Ama kendini geliştiriyor. Kitap okuyan, kafası çok çalışan bir adam. 10 yıl sonra avukat olan kardeşinin yardımıyla cezaevinden çıkıyor. Çıkmasıyla da hikaye başlıyor.
Neden cezaevine girmiş Ali?-


Baba olmayı beklerken hayatın sillesini en ağır şekilde yiyor. Karısının ve kendi çocuğunun katili damgasıyla hapiste 10 yıl geçiriyor. Uğradığı iftira da bu zaten.

Bıçak Sırtı 2. Bölüm Fragmanı ve Konusu



Ali, köşke iyice yaklaşıyor!

Ali , yıllar boyunca yaşadığını bile bilmediği oğlu Murat’ı görmenin sarsıntısını yaşarken, Orhan da Ali’nin hapisten çıktığını öğrenmenin paniği içindedir. Büyük sırrını karısı Nisan’a bile söyleyemeyen Orhan, Murat’ı korumak ve Ali’yi püskürtmek için çeşitli planlar yapar. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktır.

Bu arada, Orhan’ın kardeşi ve ailenin başına buyruk oğlu Mehmet yurt dışından dönüş hazırlığındadır. Gelmeden önce, aileye büyük bir sürprizi olduğunu söyler. Ama daha gelir gelmez kendisini bekleyen başka bir sürprizle karşılaşır.

Nisan, Orhan’ın davranışlarını yadırgamaktadır. Orhan, Murat’ı koruma telaşı ve sırrını saklama zorunluluğuyla iyice içine kapanmış, evliliğinden uzaklaşmaya başlamıştır.

Güneş ise ağabeyi Ali’nin sıkıntısını görmekte ve Murat’ı geri almalarının zor olmadığını söylemektedir. Ancak, Ali’nin bambaşka bir planı vardır.

Bicak Sirti 1.Bolum

11 Eylül 2007 Salı

Bicak Sirti 1.Bolum / Kısım 1







Bicak Sirti 1.Bolum / Kısım 2







Bicak Sirti 1.Bolum / Kısım 3







Bicak Sirti 1.Bolum / Kısım 4







Bicak Sirti 1.Bolum / Kısım 5







Bıçak Sırtı 1.Bölüm / Kısım 6







Bıçak Sırtı 1.Bölüm / Kısım 7







Bıçak Sırtı 1.Bölüm / Kısım 8








Anahtar Kelimeler : Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm videosu , Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm videoları , Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm albümleri , Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm mp3leri,Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava klip indir, Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava video indir, Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava video yükle, Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava klip yukle, Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava video yükle, Bıçak Sırtı Dizisi - 1. Bölüm bedava klip yukle,Bicak Sirti 1.Bolum

Bıçak Sırtı Fragman

6 Eylül 2007 Perşembe

Bıçak Sırtı 1. Bölüm Fragmanı

İŞTE BIÇAK SIRTI’NIN HİKAYESİ

5 Eylül 2007 Çarşamba


Osmanlı soyundan gelen bir aile. Sürgünden sonra Fransa’da doğan baba Selim Reşat, 1974’te hanedan üyelerine af çıkınca Türkiye’ye dönmüş ve İstanbul’a yerleşmiştir. Kendisi gibi kökenlerine bağlı yetişen büyük oğlu Orhan (Fikret Kuşkan), hanedanın başka bir kolundan olan Nisan (Melisa Sözen) ile evlidir. Küçük oğlu Mehmet (Mehmet Günsür) ise asalet kavramına önem vermeyen, dik başlı bir gençtir.
Selim Reşat, aile mirasını devralmak için kendisine bir torun verilmesi şartını koşar. Soylarının devamını sağlayacak bir “şehzade”nin dünyaya gelmesi onun için her şeyden önemlidir. Ne var ki Orhan kısırdır. Ancak bu gerçeği herkesten gizler. Karısına bile kısır olanın kendisi değil, o olduğunu söyler. Ve bir gün beklediği fırsat karşısına çıkar. Bir doktor arkadaşının yardımıyla, ölmek üzere hastaneye getirilen hamile bir kadının bebeğini alır.
Kadın cinayete kurban gitmiştir. Kocası Ali (Nejat İşler) cinayetle suçlanmış ve müebbet hapse mahkum edilmiştir. Orhan böylece yeni doğmuş bir bebeğe sahip olur. Üstelik bebek üzerinde hak iddia edecek kimse de yoktur. Bebeğin gerçek babası Ali, işlemediği bir suçtan dolayı on yıldır hapis yatmaktadır. Dizinin hikayesi, sırf bu davayı çözmek için avukat olan Ali’nin kız kardeşi Güneş’in (Vildan Atasever) abisini hapisten çıkarmasıyla başlar. Hem karısının hem kendi çocuğunun katili olarak yargılanan Ali, bebeğin ölmediğini ve Osmanlı soyundan gelen bir ailenin oğlu olarak yaşadığını öğrenir. Orhan birden karşısına çıkıp aile hayatını ve inandığı her şeyi tehdit eden ve en önemlisi de oğlunu elinden almak isteyen bu adamdan kurtulmaya, Ali ise bir yandan gerçek katilin peşine düşerken diğer yandan oğluna yaklaşmaya çalışacaktır. Bu arada Orhan’la, Nisan’ın evlilikleri çatırdamaktadır. Nisan, gerçek kimliğini bilmediği Ali’ye yavaş yavaş garip bir tutkuyla bağlanır.
Bıçak Sırtı, Son Osmanlıların sürgün acılarının günümüzdeki izlerine bakacak, soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışacak. Ve gerçek babalığın ne demek olduğu sorusuna, Orhan ve Ali gibi iki zıt karakter üzerinden cevap bulmaya çalışacak.

Bıçak Sırtı Dizisi 1.Bölüm Özeti

4 Eylül 2007 Salı

Bıçak Sırtı, yasak aşklarla, ihanetlerle, babalığın ne olduğu meselesiyle, soyluluk ve yoksulluk kavramlarıyla örülü sürükleyici bir drama.
Ali (Nejat İşler) işlemediği bir cinayetten, üstelik hamile karısını öldürmek suçundan hüküm giymiş ve haksız yere on yıl hapis yatmış bir adamdır.
Orhan (Fikret Kuşkan) Osmanlı hanedanlığından gelen kimliğine, kökenlerine bağlı bir soyludur. Hiç de meşru olmayan bir yöntemle sahiplendiği çocuğun, kendi oğlu olduğuna çoktan inanmıştır. Orhan’ın karısı Nisan (Melisa Sözen) ise ömrü boyunca aşkı hiç tatmamış, altın bir kafeste yaşamak zorunda kalmış, bütün enerjisini biricik oğluna vermiş genç bir kadındır.
Bıçak Sırtı’nda bu üç kişinin yolları garip bir biçimde kesişir. Hem de ömürleri boyunca isteseler bile koparamayacakları bağlarla.
10 Eylül Pazartesi Kanal D.de

Bıçak Sırtı Erkek Oyuncular




Fikret Kuşkan
Gerçek Adı : Mehmet Fikret Kuşkan
Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 22 Nisan 1965
Eğitimi : Lisans
22.04.1965 İstanbul doğumlu, asıl adı Mehmet Fikret Kuşkan. İÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümü mezunu. 1988’de Sis (Zülfü Livaneli)’de küçük bir rolle ilk kez kamera karşısına geçti. 19 sinema filmi çevirdi. 1991 Antalya Film Festivali’nde Gizli Yüz (Ömer Kavur)’le “En İyi Erkek Oyuncu”, 1993 ÇASOD’da Dönersen Islık Çal (Orhan Oğuz)’la “En İyi Erkek Oyuncu”, 2002 Ankara Film Festivali’nde 9 (Ümit Ünal)’la “En İyi Erkek Oyuncu”, 2006 İstanbul Film Festivali’nde Babam ve Oğlum (Çağan Irmak)’la “En İyi Erkek Oyuncu” seçildi.

Önemli Film ve Dizileri : 1988- Sis (Zülfü Livaneli) 1989- Gençler (TV) 1990- Gizli Yüz (Ömer Kavur), İki Başlı Dev (Orhan Oğuz) 1991- Issızlığın Ortası (Okan Uysaler/TV) 1992- Dönersen Islık Çal (Orhan Oğuz) 1993- C Blok (Zeki Demirkubuz), Yaz Yağmuru (Tomris Giritlioğlu) 1995- Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey/Ay Vakti (Erden Kıral-Kısa Film), Özlem, Düne... Bugüne... Yarına (Tülay Eratalay), Sahte Dünyalar (TV) 1996- Deniz Bekliyordu (Sunar Kural Aytuna), Kurtuluş (Ziya Öztan) 1997- Avcı (Erden Kıral) 2000- Muhallebicinin Oğlu (Cemal Şan/TV), Şaşıfelek Çıkmazı (TV) 2001- Şelale (Semir Aslanyürek) 2002- 9 (Ümit Ünal), Abdülhamit Düşerken (Ziya Öztan), Hititler (Tolga Örnek) 2003- Esir Şehrin insanları (Cafer Özgül/TV), Kasabanın İncisi (TV), Mustafa Hakkında Herşey (Çağan Irmak) 2004- Adı Aşk Olsun (TV), Anlat İstanbul (Ümit Ünal & Yücel Yolcu & Ömür Atay & Kudret Sabancı & Selim Demirdelen) 2005- Babam ve Oğlum (Çağan Irmak), Güz Yangını (TV) 2006- Hacı (TV), Kabuslar Evi (Çağan Irmak/TV), Sen Ne Dilersen (Cem Başeskioğlu)
Nejat İşler

Doğum Tarihi : 28 Şubat 1972
Eğitimi : Lisans

Genç tiyatrocu Nejat İşler, 28 Şubat 1972 yılında İstanbul’un Eyüp semtinde doğdu. Feshane işçilerinden birinin torunu olan Nejat İşler, ilkokuldan sonra eğitimine Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde devam etti. Ortamına alışamadığı yeni okulunda popüler olmak ve derslerinden kaçmak için okulun tiyatro koluna girdi. Kısa zamanda popüler olan Nejat İşler derslerini de boşluyordu. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye giremeyince, para kazanmak için çay partileri düzenlemeye başladı. Nejat'ın işleri umduğu gibi gitmeyince borca girdi. Borçlarını kapatabilmek için Mahmutpaşa’dan t-shirt alıp Teşvikiye’de bu t-shirtleri satma kararı aldı. Kış aylarında ise t-shirt yerine kitap, dergi ve plak sattı.
İki sene sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazanan Nejat İşler iki yıllık olan bölümden askerlik için iyi olmadığnı düşünerek vazgeçdi.

On yıl kadar satış işleriyle uğraştıktan sonra Taksim’de dolaştığı (27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü) birgün, bir tiyatro sahnesinde bedeva gösterimde olan "Danton’un Ölümü" adlı eseri seyretti. "Ben niye bu işi yapmıyorum?" diye düşünen Nejat İşler, dayısının yanına gittiği Eskişehir’de konservatuar sınavına gitmeye karar verdi ve kazandı. İstanbul’a döndüğünde, ilanını gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar Bölümüne başladı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesinin devlet konservatuar bölümünden mezun olana kadar devlet tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde rol aldı.

1995 yılında mezun olduktan sonra iki arkadaşıyla birlikte "Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu"nu kurdu. Tiyatronun kurulmasından sonra kendi oyunları için hikayeler yazmaya başladı. "Belki hiç okumayan biri de yazabilir bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye yazıyorum." dediği, "Tuhaf Şehir Hikayeleri", "Biz Zavallı Erkekler" ve "Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim" adlı üç kitap yazdı.

41.Antalya Altın Portakal Ödülleri için Erkek Oyuncu dalında aday olarak gösterildi. Her fırsatta amacının başrol oynayıp şöhret olmak olmadığını belirten İşler, tek arzusunun yaptığı işi elinden geldiğinin en iyisi olarak yapmak olduğunu, tiyatro yaparken ölmek istediğini dile getirdi.

1994 yılında rol aldığı ilk televizyon dizisi olan Gurur’dan sonra, Deli Yürek, Şehnaz Tango, Nasıl Evde Kaldım, Dedem, Gofret ve Ben, Aşk ve Gurur, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizilerinde oynadı. 1999'da ilk sinema filmi Eylül Fırtınası’nda rol aldı. Mustafa Hakkında Herşey ve Anlat İstanbul filmleri ile sinema oyunculuğuna devam etti.


Mehmet Günsur
Doğum; 8 Mayıs 1975, İstanbul

Oyunculuğa 7 yaşında çeşitli reklam filmlerinde oynayarak başladı. 12'sinde Okan Uysaler'in yönettiği Geçmiş Bahar Mimozaları adlı dizide Rutkay Aziz, Filiz Akın ve Müşfik Kenter gibi oyuncularla rol aldı. O yıllarda oyunculuk onun için bir hobiydi. Diğer bir hobisi de müzikti. Uzun bir süre Dawn adlı bir grupta şarkı söyledi.

Eğitimine ise İtalyan Lisesi'nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde devam etti. Dört yıl boyunca Taksim'de bir restaurantta işletmecilik yapan Günsur'un kendini Türkiye'ye tanıtması Ferzan Özpetek'in Hamam filmiyle oldu. Bu filmle birlikte oyunculuğu meslek olarak seçti. Hamam filminin ardından İtalya'ya yerleşen ve mesleğine orada da devam eden oyuncu İtalya'da çok sevilen biri haline geldi.

TV Dizileri

* Geçmiş Bahar Mimozaları (1989)
* Sır Dosyası
* Pilli Bebek
* Kasırga İnsanları
* Beyaz Gelincik

Filmleri

* Hamam (Ferzan Özpetek) (1997)
* The Italian (Ennio De Dominicis) (2002)
* O Şimdi Asker (Mustafa Altıoklar) (2002)
* Hayal Kurma Oyunları (Yavuz Özkan) (2004)
* Anlat İstanbul (2002)
* Fall Down Dead (Jon Keeyes) (2007)


Erkan Can


1 Ocak 1958 tarihinde Bursa'da doğdu.
1974 yılında Bursa Devlet Tiyatrosu, Ahmed Vefik Paşa Sahnesi'ndeki kurslara giderek tiyatro hayatına başladı.
Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldu.
1982-1984 yılları arasında askerliğini yaptı.
1985 yılında Istanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü'ne girdi.
1990 yılında Bakırköy Belediye Tiyatroları'na girdi.
1992 yılından itibaren sevilen TV dizisi Mahallenin Muhtarları'nda rol aldı.
1998 yılında Gemide adlı filmde başrol oynadı ve nefis bir oyunculuk göstererek büyük bir hayran kitlesi yarattı.

Ödülleri
1998 (35. Antalya Film Festivali) En İyi Erkek Oyuncu Altın Portakal Ödülü, "Gemide"
1999 (10. Orhan Arıburnu Ödülleri) En İyi Erkek Oyuncu, "Gemide"
1999 (11. Ankara Film festivali) En İyi Erkek Oyuncu, "Gemide"
2004 (Siyad Ödülleri) En İyi yardımcı Erkek Oyuncu, "Yazı-Tura"
2006 (43. Antalya Altın Portakal Film Festivali) En İyi Erkek Oyuncu, "Takva"

Bıçak Sırtı Bayan Oyuncular


Melisa Sözen



1985 yılında İstanbul'da doğdu, Bıçak Sırtı'nın en genç başrol oyuncularından Melisa Sözen, Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü mezunu ve halen Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları bölümüne devam ediyor.14 yaşında Çağan Irmak'ın yönettiği Bana Şans Dile adlı yapımda görev alan güzel oyuncunu daha önce 17 yapımda rol aldı.







Vildan Atasever
15 yaşında oyunculuğa başladı. Oyunculuğun yanı sıra DJ ve VJ'lik yaptı. Ancak ilk olarak dönemin popüler web sitesi chivi.com'da ilk webcam kızı olarak tanındı.Kurtlar Vadisi adlı dizide oynadı. Daha sonra Sinan Çetin'in yapımcılığını üstlendiği ve Alper Çağlar'ın yönettiği ancak henüz vizyona girme şansı bulamayan Plajda Kız Tavlama Kılavuzu isimli filmde oynadı.
Kadın İsterse adlı TV dizisinde Hülya Avşar'ın kızını canlandırdı. 2005 yılında vizyona giren, Kutluğ Ataman'ın yönettiği, Perihan Mağden'in "İki Genç Kız'ın Romanı" adlı romanından uyarlanan İki Genç Kız adlı filmde yine Hülya Avşar'ın kızını oynadı. Bu ilk filmi ile Altın Portakal ödülü kazandı. İlk filminde bu önemli ödülü alması oldukça tartışıldı.
Filmografi
2003 Kurtlar Vadisi
2004 Azize2004
Kadın İsterse2005
Plajda Kız Tavlama Kılavuzu
2005 İki Genç Kız
2006 Kader
2007 Yaralı Yürek
Ödüller
42.Antalya Altın Portakal Film Festivali, "En İyi Kadın Oyuncu" Ödülü, (İki Genç Kız)
18. Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Uzun Film Yarışması "En İyi Kadın Oyuncu" Ödülü, (Kader)







Bıçak Sırtı Dizisi Oyuncularının Resimleri